Tuz Kaynakları

Acı Göl Tuzu

ACIGÖL, Afyonkarahisar ile Denizli İlleri sınarları içerisinde yer alan ve Dazkırı, Başmakçı, Çardak ilçelerini kapsayan 21.000 ha yüzölçümüne sahip, denize yüksekliği 836 metre’dir. Derinliği 150 cm ile 210 cm arasında değişen sığ bir göldür. Göl, dağlardan gelen yüzeysel akımlarla, kaynak sularıyla ve doğudan Başmakçı tarafından gelen Kocaçay’ın sularıyla beslenir. Acıgöl, Tuz Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci en tuzlu gölüdür.





Deniz Tuzu

Deniz Tuzu çok yararlıdır ve aynı zamanda şifa kaynağıdır. Gerçek tuz doğada deniz tuzu adı altında da bulunur ve doğal tuz olan deniz tuzu kimyasal olarak çok daha fazla elementten oluşur, içinde NaCl ile birlikte 84 element bulunur.Vücudumuz Tuz ve Suyun bileşiminden oluşur. Bundan dolayı da su ve tuz hayatımızın en önemli maddelerindendir. Doğal tuzda fizik bedenimizde de bulunması gereken tüm elementler mevcuttur ve vücudumuzda herhangi bir element eksik olduğunda da bunun tuzda mevcut olduğu bilinmektedir. Deniz tuzu insan vücudu için gerekli minerallerin çoğunu gerekli oranlarda içermektedir. Doğal tuz dolayısı ile deniz tuzu vücut sıvılarının hücrelerden serbestçe geçişine yardımcı olur. Bunun içindir ki işlem görmemiş deniz tuzu insan sağlığı için önem taşımaktadır. Doğal deniz tuzu vücuda gerekli mineral ve iz mineralleri de sağlayabilmektedir. Kanımız ve tuzlu sıvıların kimyasal ve mineral bileşimleri ile deniz suyu arasında şaşırtıcı benzerlikler vardır. Anne karnındaki embriyo tuzlu su ile dolu bir kese içinde bulunur. Deniz suyu 84 mineral elementi içerir ve bu elementler insan vücudunda bulunur.







Göl Tuzu

Tuz göllerinin bir kısmı eski deniz yatakları olabileceği gibi bazıları da geniş yer çöküntülerinde, civar bölgelerdeki kaya tuzlarından geçerek, bu çukurlarda toplanan tuzlu sulardan meydana gelirler. Yaz aylarında yüksek bir yoğunluk kazanan sular buharlaşarak, sanki deniz sularının toplama havuzları gibi bir tuz tavası haline gelirler. Tuzlu su göllerine, tuzlu su kaynakları ve kuyularına hemen her ülkede rastlanmaktadır. Dünyanın en büyük tuz gölü Great Salt Lake’dir. İç Anadolu’da bulunan Tuz Gölü Dünyadaki en önemli tuz göllerinden biridir. Tuz Göllerinden alınan tuz hemen hemen saf bir şekildedir.
Göldeki tuzluluk diğer tuzlar nedeniyle de olabilir. Örneğin yurdumuzda Orta Anadolu’daki birçok gölde sodyum klorür ile birlikte sodyum sülfat, potas ve benzeri tuzların bulunuşu bu kaynaklardan ekonomik bir şekilde tuz üretimini güçleştirir. Bunlara örnek olarak Burdur Gölü, İznik Gölü gösterilebilir.
Tuz Gölü’nde üç adet tuzla kurulmuştur. Bunlar Şereflikoçhisar’da bulunan Kaldırım ve Kayacık ile Cihanbeyli’de bulunan Yavşan tuzlalarıdır. Tekel tarafından uzun yıllar işletilen bu tuzlalar 2005 yılı içerisinde özelleştirilmiş olup özel sektör tarafından işletilmektedir. RIFAT ÜÇLEROĞLU A.Ş’ de Tuz Gölünden temin edilen göl tuzu üretimi yapılmakta bunun yanında sofralık tuz, rafine tuz, tablet tuz, gıda sanayi tuzu gibi bir çok sektöre hizmet edecek ürün çeşitliğine sahiptir.







Kaya Tuzu

Yapılan arkeolojik çalışmalar, Anadolu’da madenciliğin M.Ö.7000 yıllarına kadar uzandığını ve buradaki uygarlıkların gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olarak Anadolu’da, madene dayalı yüksek uygarlıklar kurulmuştur. Madeni çok önceleri tanıyıp kullanan Orta Asya kökenli Türkler, Anadolu’ya gelip yerleştikçe madene dayalı uygarlık daha da gelişmiştir. Madenler, doğada ender olarak saf halde bulunur. Yer altında "filiz" adı verilen bileşimler halinde çıkarılan ham madenler, işlenerek ve yabancı maddelerden ayıklanarak (rafine edilerek) saf metal haline getirildikten sonra kullanıma sunulur. Maden filizleri, tabakalar arasında damarlar" yada "yataklar" halinde bulunur. Bu damarların yada yatakların işletmeye açılabilmesi için belli koşullar gerekir.
Maden yatakları bakımından Türkiye şanslı ülkeler arasında yer alır. Dünyada üretilen 50'yi aşkın maden çeşidi için yapılan değerlendirmede Türkiye, 29 çeşit ile Dünyada ilk 10 ilki arasında yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden fazla etkilenmesi, bu hareketler sonucunda başkalaşım ve volkanizma hareketlerine yaygın olarak uğramasıdır.
Türkiye, kaya tuzu kaynakları bakımından çok zengindir. Kaya tuzu yataklarının başlıcaları; Çankırı, Kars, (Kağızım) Iğdır (Tuzluca) Nevşehir (Gül şehir ve tuz köy) Yozgat (Yerköy ve sekili) ve Erzurum (Oltu) illerindendir. Yer altı sularının, tuz alanlarından geçerek kaynak şeklinde ortaya çıkmasıyla oluşan kaynak tuzları da tuz üretiminde önemli yer tutar.




Kaynak Tuzu

Karalarda kaya tuzları dışında suyu az veya çok tuz içeren akarsular, kuyular, kaynaklar ve göller de vardır.Genel olarak bunların kaynağı kaya tuzlarıdır. Yeraltı sularının akıntıları bir kaya tuzu tabakasından geçerken,tuzların bir kısmını eriterek kendi bünyesine alarak, kuyu ve derecikler halinde yeryüzüne çıkarmaktadır.Bu suların içerdiği NaCl oranı, tatlı suyun tuz tabakasıyla temas süresi ve şiddeti ile orantılı şekilde az veya çok olmaktadır. Ülkemizdeki kaynak tuzlaları ise Ağa, Hıvır, Göneli, İşhan, Serhal, Çarkı, Cedit,Hamo, Fadlum, Piliç, Hargün, Göleris, Kömür, Tımisi, Yerhan, Aşkale, Bingöl, Perobey, Alibaba, Boncuk,Kıhtik, Çökender, Kırmızı, Bar, Canik, Yerli, Taytak, Muhlis, Tatos, Aktuzla gibi birçok tuzla işletilmiş bir kısmı işletilmeye devam etmekle birlikte bir kısmı ise ekonomik olmadığından dolayı işletilmemiş veya işletilmesinden vazgeçilmiştir.

Bandırma Tuz © 2015 Tasarım ve Barındırma: Doruk Bilgi Teknolojileri.